
Sancaktepe Psikolog | Beslenme ve Yeme Bozuklukları – Sağlıklı Zihin, Sağlıklı Beden
Yeme Bozukluğu Nedir?
Beslenme ve yeme bozuklukları, kişinin yeme alışkanlıklarını, beden algısını ve duygusal dengesini olumsuz etkileyen psikolojik rahatsızlıklardır.
Sadece fiziksel bir problem olarak değil, aynı zamanda duygusal ve bilişsel süreçlerle yakından ilişkili bir durumdur.
Sancaktepe’de hizmet veren psikologlar, yeme bozukluklarını yalnızca kilo veya yeme davranışı üzerinden değil, kişinin içsel dünyasıyla bütüncül olarak ele alır. Amaç, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını yeniden kazanmak ve bedensel farkındalığı güçlendirmektir.
Yeme Bozukluklarının Türleri
Yeme bozuklukları, farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan türler şunlardır:
-
Anoreksiya Nervoza:
Kişi kilo almaktan yoğun korku duyar, yemek yemeyi kısıtlar ve beden algısında bozulma yaşar.
Zayıflık bir başarı ölçütü haline gelir. -
Bulimiya Nervoza:
Kişi aşırı yemek yedikten sonra suçluluk hisseder ve bu durumu telafi etmek için kusma, oruç tutma veya aşırı egzersiz gibi davranışlarda bulunur. -
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu:
Kısa sürede büyük miktarda yemek yeme, ardından yoğun pişmanlık ve utanma duygusu görülür.
Diğer türlerden farklı olarak kişi genellikle kusma davranışında bulunmaz. -
Ortoreksiya:
Sağlıklı beslenme takıntısı olarak bilinir. Kişi “mükemmel beslenme” düşüncesiyle katı diyet kurallarına bağlı kalır, sosyal hayatı bundan olumsuz etkilenir. -
Atipik Yeme Bozuklukları:
Belirli bir kategoriye tam olarak uymayan, ancak benzer belirtiler gösteren yeme davranışı bozukluklarını kapsar.
Yeme Bozukluklarının Belirtileri
Yeme bozuklukları hem fiziksel hem psikolojik belirtilerle kendini gösterir.
Erken fark edilmesi tedavi sürecini hızlandırır.
-
Sürekli kilo takibi yapma
-
Kalori hesaplama ve aşırı diyet
-
Ayna karşısında olumsuz beden algısı
-
Yalnız yemek yeme isteği veya yemekten kaçınma
-
Duygusal dalgalanmalar ve suçluluk hissi
-
Aşırı egzersiz yapma
-
Kusma veya laksatif (bağırsak çalıştırıcı) kullanma eğilimi
-
Konsantrasyon ve enerji düşüklüğü
Bu belirtiler, kişinin yaşam kalitesini, ilişkilerini ve psikolojik sağlığını ciddi biçimde etkiler.
Yeme Bozukluklarının Nedenleri
Yeme bozuklukları genellikle tek bir nedenden değil, birden fazla faktörün birleşiminden kaynaklanır.
Sancaktepe’deki psikologlar, her bireyin öyküsünü derinlemesine değerlendirerek kişiye özel bir terapi planı oluşturur.
Başlıca nedenler:
-
Düşük özsaygı ve beden memnuniyetsizliği
-
Aile içi iletişim problemleri
-
Toplum baskısı ve sosyal medya etkisi
-
Mükemmeliyetçilik eğilimi
-
Travmatik yaşam olayları
-
Kontrol duygusu kaybı
Bu etkenler genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde başlayarak ilerleyen yaşlarda da devam edebilir.
Tedavi ve Terapi Yaklaşımları
Yeme bozuklukları tedavi edilmediğinde fiziksel sağlık üzerinde ciddi riskler oluşturabilir.
Bu nedenle terapi süreci, psikolojik destekle birlikte multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmelidir.
Sancaktepe’deki psikologlar, aşağıdaki terapi yöntemlerini uygulamaktadır:
-
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Olumsuz düşünce kalıplarını fark etmeyi ve değiştirmeyi öğretir.
-
Duygu Odaklı Terapi: Yeme davranışlarını tetikleyen duyguların fark edilmesini sağlar.
-
Aile Terapisi: Aile bireyleriyle iletişimi güçlendirir ve destekleyici bir ortam oluşturur.
-
Farkındalık ve Kabul Temelli Terapi: Yeme davranışını kontrol etme yerine fark etme ve kabullenme becerisi kazandırır.
Terapiler, kişinin hem zihinsel hem bedensel iyileşme sürecini destekler.
Sancaktepe’de Beslenme ve Yeme Bozukluğu Tedavisi
Sancaktepe’deki psikologlar ve beslenme uzmanları, yeme bozukluklarını profesyonel ekip çalışmasıyla ele alır.
Terapi sürecinde amaç; yalnızca yemek düzenini düzeltmek değil, kişinin kendilik algısını, özgüvenini ve yaşam motivasyonunu yeniden kazandırmaktır.
Bölgedeki merkezlerde hem yüz yüze hem de çevrimiçi terapi seçenekleri mevcuttur.
Bu sayede danışanlar, yaşam koşullarına en uygun biçimde destek alabilir.
Neden Profesyonel Destek Almalısınız?
Yeme bozuklukları yalnızca “yemekle ilgili bir sorun” değildir; kişinin duygusal ihtiyaçlarının bir yansımasıdır.
Profesyonel terapi, bu davranışların altında yatan duygusal nedenleri çözümlemeye yardımcı olur.
Erken dönemde alınan destek:
-
Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını yeniden kazandırır,
-
Beden algısını düzeltir,
-
Özgüveni artırır,
-
Duygusal farkındalık sağlar.
Danışanlarımız Ne Diyor?
Sıkça Sorulan Sorular
Terapi süreci, seans ücretleri ve gizlilik gibi en çok merak edilen soruların yanıtlarını aşağıda bulabilirsiniz. Daha fazla bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Terapiye başlamak için bir psikolojik tanı almam gerekir mi?
Hayır. Terapiye başlamak için herhangi bir tanı almış olmanız gerekmez. Duygusal, zihinsel ya da ilişkisel olarak destek ihtiyacı hissediyorsanız bir uzmana başvurabilirsiniz.
Terapi süreci ne kadar sürer?
Bu tamamen kişiye ve terapi sürecine bağlıdır. Bazı danışanlar için birkaç seans yeterli olurken, bazı süreçler daha uzun sürebilir. Terapistinizle birlikte bu süreci düzenli olarak değerlendirebilirsiniz.
Seanslarda konuşulanlar gizli mi kalıyor?
Evet. Tüm seanslar gizlilik ilkesi çerçevesinde yürütülür. Danışan bilgileri, yasal zorunluluklar dışında üçüncü kişilerle paylaşılmaz.
Çocuğum için terapiye gelmem gerektiğinde ben de seansa katılıyor muyum?
Çocuk terapilerinde ilk görüşme genellikle ebeveynlerle yapılır. Terapi sürecinde ise terapist gerekli gördüğünde ebeveynle iş birliği kurar veya seanslara dâhil eder. Bu süreç tamamen çocuğun yararına göre şekillenir.
Seans ücretleri ne kadar ve sigorta geçerli mi?
Seans ücretleri, hizmet türüne ve terapistin uzmanlık seviyesine göre değişiklik gösterebilir. Şu anda SGK ya da özel sağlık sigortaları terapi hizmetlerini karşılamamaktadır. Detaylı bilgi için bizimle doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
Bir terapi seansı ne kadar sürer?
Standart bir bireysel terapi seansı ortalama 50 dakika sürer. Çift veya aile terapilerinde bu süre, konunun kapsamına göre 60 dakikaya kadar uzayabilir.